Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

OrmanHaber :: Türkiye'nin En Büyük Ormancılık Platformu | 22 Temmuz 2014 Salı

Yukarı Çık

Orman Kanunu Değişiyor, Tasarı Mecliste

Değişmesi planlanan orman kanunun sadece önemli kısımlarını sizlerle paylaşmak istedik. Kanun teklifinde en önemli olan gelişme orman muhafaza memurlarına gelecek olan mülakat problemi gibi görünmektedir. Bu gelişme dışında kalan kanunun tam metnine yazımızın devamından ulaşabilirsiniz. Meclis Başkanlığına sunulan “Orman Kanunu …

Orman Kanunu Değişiyor, Tasarı Mecliste
Orman Haber
  • 27 Mayıs 2013
  • 2509 Görüntülenme
  •  

Değişmesi planlanan orman kanunun sadece önemli kısımlarını sizlerle paylaşmak istedik. Kanun teklifinde en önemli olan gelişme orman muhafaza memurlarına gelecek olan mülakat problemi gibi görünmektedir. Bu gelişme dışında kalan kanunun tam metnine yazımızın devamından ulaşabilirsiniz. Meclis Başkanlığına sunulan “Orman Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” kamu personeline ilişkin düzenlemeler de içeriyor. Kanun Tasarısında kamu personeline ilişkin yer alan hususlardan bazıları şöyle:

Yenilenmesi Düşünülen Orman Kanunu

  • Orman muhafaza memuru olarak atanacaklar; ilgili mevzuatı uyarınca yapılan merkezi sınav sonucuna göre, atanacak kadro sayısının dört katma kadar çağrılacak adaylar arasından sınav komisyonlarınca yapılacak sözlü ve uygulamalı sınav sonucuna göre belirlenir. Orman muhafaza memurlan, Genel Müdürlüğe verilen görevlerin etkin, ekonomik, verimli ve hızlı bir şekilde yerine getirilebilmesi amacıyla ekipler halinde çalıştırılabilir. Ekiplerde işlerin düzenlenmesi ve yürütülmesi amacıyla orman muhafaza memurlarından en az on yıl görev yapmış ve Genel Müdürlükçe belirlenen niteliklere sahip olanlardan birisi birim amiri tarafından Baş Orman Muhafaza Memuru olarak görevlendirilebilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Genel Müdürlükçe düzenlenir.
  • Devlet ormanlarında üretim işlerinin idarece yaptırılması durumunda, üretim işinde çalışan gerçek ve tüzel kişilerin kesip, satış istif yerine taşıdıkları endüstriyel ve yakacak emvale ait istihkak tutarları, ayrıca yüzde 10 fazlası ile ödenecek. Bu haktan yararlanabilmek için kesme ve taşıma işinin, birim fiyat kararı ile şartnamedeki süre ve esaslara uygun olarak yapılması gerekecek.
  • Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü’nde orman muhafaza memuru olarak çalışan personelden emekli olanlar da silah taşıyabilecek ve bulundurabilecek.
  • Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde istihdam edilecek ve ilk defa açıktan atanacak orman muhafaza memurları, merkezi sınav dışında mesleki şartlara uyum sağlayıp sağlayamayacağının tespit edilebilmesi amacıyla sözlü ve uygulamalı sınava da tabi tutulacak.

Orman Kanunu Tasarısı – Tam metin

MADDE 1- 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 11 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında hasım Orman Genel Müdürlüğüdür.

Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerdir.”

MADDE 2- 6831 sayılı Kanunun 18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 18- Devlet ormanlarında orman bitki türlerinin tohum ve fidanlarını yetiştirmek üzere fidanlık kurulmasına, arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına ve bu alanların kullanımına, define aranmasına, odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına, balık üretmek üzere tesis kurulmasına ve göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesislere Orman Genel Müdürlüğünce bedeli alınarak yirmidokuz yıla kadar izin verilebilir. Bu süre sonunda her türlü bina ve tesis eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü tasarrufuna geçer ve söz konusu bina ve tesisler Orman Genel Müdürlüğü ihtiyaçları için kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir.

Genel bütçe kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarına bu madde kapsamında verilen izinlerden bedel alınmaz. Ancak bedelsiz izne konu tesislerin izin sahibince üçüncü kişilere kiralanması halinde orman sayılan alana isabet eden kira bedelinin yüzde ellisi her yıl Orman Genel Müdürlüğü özel bütçe hesabına izin sahibi tarafından yatırılır.”

MADDE 3- 6831 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yangın görmüş ormanlarla, gençleştirmeye ayrılmış veya ağaçlandırılmış sahalarda hayvan otlatılamaz. Ancak bu sahalarda fidan ve ağaçların boyu, hayvanların zarar veremeyeceği seviyeye ulaştığında otlatmaya izin verilebilir.

Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının görüşü alınarak hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 4- 6831 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Devlet ormanlarından elde edilen ürünlerin satışları ile dikili satışlarda açık artırma esastır.”

MADDE 5- 6831 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 34- Sınırlan içinde Devlet ormanı bulunan köyler ile sınırlan içinde Devlet ormanı bulunan ve nüfusu 5.000’e kadar olan kasabalarda, o yer nüfusuna kayıtlı olarak ikamet eden gerçek kişilere veya bu köy veya kasabalann her birinde kurulan ve hane adedinin çoğunluğunun ortak olduğu orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine; bulundukları köy veya kasabanın mülki sınırları içinde kalan baltalık ormanlarından, koruya tahvil sahalanndan ve ağaçlandırılacak yapraklı bozuk ormanlardan kesilip çıkarılacak ağaçlar, istedikleri takdirde kendilerine maliyet bedeli üzerinden dikili olarak verilebilir veya şartnamedeki süre ve esaslara uygun olarak birim fiyat usulü ile kesip satış istif yerine taşıdıkları yakacak odunlann yüzde yüzüne kadan idarece tayin edilecek süre içerisinde maliyet bedeli üzerinden verilebilir.

Sınırları içinde Devlet ormanı bulunan köyler ile sınırları içinde Devlet ormanı bulunan ve nüfusu 5.000’e kadar olan kasabalarda kurulan ve hane adedinin çoğunluğunun ortak olduğu orman köylerim kalkındırma kooperatiflerine; bulundukları köy veya kasabanın mülki sınırlan içinde kalan koru ormanlarından açık artırma ile satın aldıkları dikili ağaç metreküp miktarı üzerinden ilgili işletme müdürlüğünün bilançosunun çıkarılmasını müteakip teşvik primi ödenir. Prim bedeli, prime konu dikili ağaç miktarı ile ilgili işletme müdürlüğünün açık artırmalı dikili ağaç satışı ortalama fiyatının yüzde onbeşine kadar idarece belirlenecek oran üzerinden tespit edilen bedelin çarpımıyla hesaplanır. Prime esas dikili ağaç metreküp miktarı o yerin mülki sınırlan içindeki koru ormanlarından yapılan toplam açık artırmalı dikili ağaç satış miktannın yüzde onbeşini geçemez. Mülki sımr ihtilafı bulunan yerlerdeki ormanlarda orman köylerim kalkındırma kooperatifleri bu haktan yararlanamazlar.

Devlet ormanlannda üretim işlerinin idarece yaptırılması durumunda, üretim işinde çalışan gerçek ve tüzel kişilerin kesip, satış istif yerine taşıdıkları endüstriyel ve yakacak emvale ait istihkak tutarlan ayrıca yüzde on fazlası ile kendilerine ödenir. Bu haktan yararlanabilmek için kesme ve taşıma işinin, birim fiyat (vahidi fiyat) kararı ile şartnamedeki süre ve esaslara uygun olarak yapılması şarttır.

Orman Kanununda değişiklik yapan 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi hükümlerinden evvelce yararlanmakta olan orman köylülerine de bu maddedeki bedel ve satış esaslan uygulanır.

Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Orman Genel Müdürlüğünce belirlenir.”

MADDE 6- 6831 sayılı Kanunun 40 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Devlet ormanlannda ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı” ibaresi “Devlet ormanlarında orman idaresince yaptmlan ağaçlandırma, bakım, imar” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 7- 6831 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Ancak, hususi orman alanlarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, Orman ve Su İşleri Bakanlığının uygun görüşü ile onaylanan imar planlarına uygun olarak hazırlanan avan veya kentsel tasanm projesine göre inşaat yapılabilir. Bu alanlarda yapılacak binaların taban alanlan toplamı 17 nci maddeye göre verilen genel kamu hizmetlerine yönelik izinler hariç olmak üzere, izne konu hususi orman alanının yüzde altısını, bina yüksekliği ise binanın oturduğu alanın en düşük zemin kotundan itibaren 9,5 metreyi geçemez. İnşaatların yapılmasında orman alanlannın tabii vasıflarının korunmasına özen gösterilir.

25 inci madde hükümleri hususi ormanlarda ve hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda uygulanabilir.

Bu maddenin uygulanmasıyla ilgili hususlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görüşü alınarak hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 8- 6831 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 67- Orman bitki türleri tohumluklarının karantina işleri hariç; kayıt altına alınması, yetiştirilmesi, işlenmesi, ıslahı, sertifıkasyonu, satışı, dağıtımı, ithalat ve ihracatı Orman Genel Müdürlüğünün izni, kontrolü ve denetimi altında yapılır. Bu işlemler karşılığında düzenlenen belgelerden ücret alınır ve Orman Genel Müdürlüğü özel bütçesine gelir kaydedilir. Ücretler, her yıl Ocak ayında belirlenerek ilan edilir.

Tohumlukların izlenmesi, teknik denetimi, numune alma ve analiz gibi uygulamalan kapsayan kontrol ve denetimler için personel yetkilendirilir. Yetkilendirilen personelce

izleme, teknik denetim, numune alma ve analiz gibi uygulamaları kapsayan tohumluk kontrolleri yapılır; sağlıklı, hastalıktan ari ve standart olanlara bitki pasaportu verilir. Orman bitki türleri tohumluklarının dolaşımında bitki pasaportu bulundurulması zorunludur.

Orman Genel Müdürlüğü, orman bitki türleri tohumluğu ve ürünlerinde zarar yapan organizmaların mücadelesi ile ilgili her türlü tedbiri alır, uygular veya ilgililerine uygulatır. Orman bitki türleri tohumluklarında zararlı organizmanın salgın halinde ortaya çıkmasından haberdar olanlar Orman Genel Müdürlüğüne ihbar etmekle yükümlüdür.

Orman fidanlığı kuracak müteşebbislere ve üniversitelerin araştırma birimlerine Orman Genel Müdürlüğünce bedelsiz orman bitki türleri tohumu verilebilir.

Orman bitki türlerinin belirlenmesi, tohumluğu yetiştiren gerçek ve tüzel kişilerin uyması gereken kurallar ve bu maddenin uygulanması ile ilgili diğer usul ve esaslar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının görüşü alınarak hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

Orman bitki türlerinin tohumluklarına ilişkin bitki pasaportu ile karantina iş ve işlemlerine dair hususlar Orman ve Su İşleri Bakanlığının uygun görüşü ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 9- 6831 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 69- Orman idaresi, orman yangınlarını önlemek amacıyla her türlü tedbiri alır veya alınmasını sağlar.

Orman sayılan alanlar dışındaki yangınlarda ihtiyaç duyulması halinde, yangının söndürülmesine imkanlar ölçüsünde katkı sağlanır. Kapalı alan ve sanayi yangınlarında ise mahallin en büyük mülki idare amirinin talebi üzerine araç desteği verilir. Oluşabilecek afetlerde çalışmak üzere acil müdahale ve arama kurtarma ekipleri kurulur. Bu amaçla görevlendirilen personel hakkında 71 inci madde hükümleri uygulanır.

Orman yangınlarım önlemek amacıyla, orman yangım öncesinde ve yangın esnasında orman idaresi ile diğer kamu kurum ve kuruluşları arasındaki koordinasyonu mahallin en büyük mülki idare amiri sağlar. Kamu kurum ve kuruluşları mahallin en büyük mülki idare amirinin verdiği talimatları yerine getirmek ve her türlü desteği sağlamakla yükümlüdür.

Yangın söndürmek amacıyla görevlendirilen resmi ve özel her türlü aracın akaryakıt giderleri ile söndürme çalışmaları sırasında hasara uğrayan araçların zararları Orman Genel Müdürlüğünce karşılanabilir.

Orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülerden de faydalanılır. Gönüllülerin yangına ulaşım ve iaşe giderleri ile yangın söndürmeye yarayacak aletleri ve giyecekleri, Devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda sahipleri tarafından karşılanır. Gönüllülere bunun dışında herhangi bir ücret verilmez.

Bu Kanuna göre izne konu edilen alanlarda izin sahipleri, özel ormanlarda ise sahipleri, orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesi ile ilgili her türlü tedbiri almakla yükümlüdürler.

Orman yangınlarını önleme ve mücadele çalışmalarında kullanılmak üzere iktisap edilen her türlü muhabere araçları için 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunda belirtilen ücretler alınmaz.

Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 10- 6831 sayılı Kanunun 81 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 81 – Orman içinde veya civarında bulunan beldelerde belediyeler, köylerde muhtarlıklar, kendi sınırlan içinde bulunan Devlet ormanlarında orman suçlarının önlenmesi ve ormanların muhafazası için orman idaresi ile işbirliği yapmakla yükümlüdür.

Ormanların geliştirilmesi ve iyileştirilmesi amacıyla yapılan ağaçlandırma, erozyon, sel ve çığ kontrolü çalışmaları ile toprak muhafaza, rehabilitasyon ve silvikültürel çalışmalar dolayısıyla ihtiyaç duyulan koruma işleri, bedeli mukabilinde mülki sınırları içindeki köy tüzel kişiliklerine yaptırılabilir.

Bu maddenin uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 11- 6831 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Orman Genel Müdürlüğünden izin almadan ticari olarak orman bitki türleri tohumluğu üretimi yapanların faaliyetine son verilir ve otuzüçbin Türk Lirası İdarî para cezası verilir, ürüne el konulur ve mülkiyetinin Orman Genel Müdürlüğüne geçirilmesine karar verilir. İzinli olup da Genel Müdürlükçe belirlenmiş esaslara aykırı hareket edenlere onyedibin Türk Lirası idari para cezası verilir.

Orman bitki türleri tohumluğunu izinsiz olarak depolayan, işleyen, yurt içinde ticaretini yapanlara beşbin Türk Lirası idari para cezası verilir.

Orman bitki türleri tohumluğu üretim, depo ve teşhir alanlarında mücadelesi istenen zararlı organizmalarla ilgili mücadeleyi yapmayanlara ikibin Türk Lirası İdarî para cezası verilir, yapmayanlar adına gerekli mücadele Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılır veya yaptırılır. Mücadele masrafının iki katı tutarın sorumlular tarafından ödenmesi için bir aylık ödeme süresi verilir.

Orman Genel Müdürlüğünden izin almadan orman bitki türleri tohumluğu ithal ve ihraç edenlerle, gerçeğe aykırı bilgi ve belge verenler veya belgeler üzerinde tahrifat yaptıkları tespit edilenlere, kırkikibin Türk Lirası İdarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde bu kişiler beş yıl süreyle faaliyetten men edilir ve faaliyetten men edildiği hususu Orman Genel Müdürlüğü internet sayfasında yayınlanarak ilan edilir. Bu fiilin konusunu oluşturan orman bitki türleri tohumluklarının mülkiyetinin Orman Genel Müdürlüğüne geçirilmesine karar verilir.

Orman bitki türleri tohumluğu ve ürünlerinde zarar yapan organizmaların yayılmasına engel olmak için Orman Genel Müdürlüğünce alınan tedbirlere riayet etmeyenlere beşbin Türk Lirası, orman bitki türleri tohumluklarında zararlı organizmanın salgın halinde ortaya çıkmasından haberdar olup, Orman Genel Müdürlüğüne ihbar etmeyenlere ikibin Türk Lirası idari para cezası verilir.

Bitki pasaportu ve karantina işlemleri hariç olmak üzere, orman bitki türleri tohumluklarıyla ilgili idari yaptırım kararları orman fidanlık müdürlerince, fidanlık müdürlüğü bulunmayan yerlerde ise Orman Genel Müdürlüğünce yetkilendirilen orman işletme müdürlerince verilir.

Sadece kendi ihtiyacını karşılamak için orman bitki türleri tohumluğu yetiştirenler hakkında, zararlılara karşı tedbir almaları ve belirlenen tedbirlere uymaları kaydıyla bu madde hükümleri uygulanmaz.”

MADDE 12- 6831 sayılı Kanunun 115 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 115- Devlet ormanları üzerinde kamu yararına yapılan veya yapılacak her türlü yapı ve tesis için bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat uyarınca gerçek ve tüzel kişiler lehine tesis edilen veya edilecek bağımsız ve sürekli üst hakları dahil irtifak haklarına ilişkin olarak tapuda yapılacak tüm işlemler ile bu işlemlere bağlı diğer işlemleri yapmaya ve yaptırmaya Orman Genel Müdürlüğü yetkilidir. Orman vasıflı taşınmazlardan 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında kalanlar hakkında ilgili bakanlıklara verilen yetkiler saklıdır. Ancak bu taşınmazlar üzerinde tesis edilen veya edilecek bağımsız ve sürekli üst hakları dahil irtifak haklarına ilişkin işlemler de Orman Genel Müdürlüğünce yapılır. Bu madde kapsamında kalan işlemler sebebiyle tahsil edilecek bedeller Orman Genel Müdürlüğü özel bütçesine gelir kaydedilir.” w.

MADDE 13- 6831 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Verilen bu izinlerden ağaçlandırma ve arazi izin bedeli dışında herhangi bir bedel alınmaz.”

“Devlet ormanlarında, erişme kontrolü uygulanan karayollanndaki ulaştırma yapılan ve müştemilatı olan hizmet tesisleri ile bakım işletme tesislerine, karayolu sınır çizgisi içinde kalmak kaydıyla izin verilir. Devlet idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan, işletilen, işlettirilen veya yap-işlet-devret modeli esas alınarak yaptırılan ve işlettirilen bu tesislerden herhangi bir bedel alınmaz.

Ayrıca; demiryolu, otoyol, Devlet ve il yolları ile su isale hatlarının yapımında zorunlu olarak ortaya çıkan kazı fazlası malzemenin depolanacağı alanlara, Orman Genel Müdürlüğünce belirlenen yerlerden ağaçlandırma bedeli alınarak izin verilebilir.”

MADDE 14- 6831 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine “Turizm” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve liman yatınm” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 15- 6831 sayılı Kanunun ek 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 12- Bozuk veya verimsiz orman alanları; ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve rehabilitasyon çalışmalarına konu edilir. Bu alanlarda mevcut türlerden gerekenler korunur, aşılanır ve/veya rehabilite edilir. Ayrıca orman içi boşluk alanlar, bölgede doğal olarak yetişen türlerin ekimi, aşılı-aşısız fidanlarının dikimi ve aşılama yapmak suretiyle imar-ihya ve/veya rehabilite edilebilir ve/veya ağaçlandırılarak doldurulabilir. Bu çalışmalar orman idaresi tarafından yapılabileceği gibi köy tüzel kişilikleri ve diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından da yapılabilir.

Orman idaresi tarafından ağaçlandırılan, erozyon kontrolü yapılan, imar-ihya ve rehabilite edilen sahalardan elde edilen odun dışı orman ürünleri; öncelikle bu sahaların bakımını gerçekleştiren köy tüzel kişiliklerine, tarımsal kalkınma kooperatiflerine, 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu ile kurulmuş üretici birlikleri ve birliklere ve/veya yöre halkına tarife bedeli ile verilebilir.

Ayrıca, tapuda kişiler adına kayıtlıyken orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapuları iptal edilen yerler, öncelikle eski tapu maliklerine veya kanuni mirasçılarına özel ağaçlandırma veya özel imar-ihya çalışmalarına konu edilmek üzere bedelsiz tahsis edilir.”

MADDE 16- 6831 sayılı Kanunun 70 inci, 72 nci, 73 üncü ve 75 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 17- 6831 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 10- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 92 nci, 93 üncü ve 94 üncü maddelere göre müsadere kararı kesinleşen yapı ve tesisler, Orman Genel Müdürlüğü tarafından kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. Bunlardan tapulu olup da tapusu iptal edilen yerlerdeki müsadere kararma konu yapı ve tesisler öncelikle eski tapu maliklerine kiraya verilir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla açılmış olan davaların müsadere kararı ile neticelenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.

Kesinleşen orman alanları içerisinde olup, tarım ve hayvancılık amacıyla fiilen en az yirmi yıldır mera, yaylak, kışlak ve bu şekilde kullanılan alanlar, bu amaçlar doğrultusunda kullanılmak kaydıyla yirmidokuz yıla kadar kullanıcılarına veya mirasçılarına kiralanabilir.

Kiraya verme usul ve esasları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının görüşü alınarak Orman Genel Müdürlüğünce hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 18- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinin (B) alt bendine (f) paragrafı eklenmiştir.

“f) Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünde orman muhafaza memuru kadrolarında çalışan personelden,”

MADDE 19- 18/12/1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkındaki Kanuna” ibaresi “genel hükümlere” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 20- 6200 sayılı Kanunun 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 32- Bu Kanundan doğan her türlü DSİ alacağı, kanuni faiz oram esas alınarak DSİ tarafından genel hükümlere göre tahsil edilir.”

MADDE 21- 6200 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 49- DSİ, ilgili mevzuatı uyarınca tespit edilen görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda düzenlenen harçlardan müstesnadır. Ancak, yargı harçlarının DSİ’nin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili mercii tarafından karar verilir.

DSİ’nin gelirleri kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılan kesintilere şümulü yoktur.”

MADDE 22- 6200 sayılı Kanuna aşağıdaki ek maddeler eklenmiştir.

“EK MADDE 6- Yatırım programında yer alan ve Maden İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilen DSİ projeleri içerisinde kalan yerlerde, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca maden arama ve/veya işletme ruhsatı verilmeden önce DSİ’nin uygun görüşü alınır.

İmar planlarının hazırlanmasında taşkına maruz alanlar için öncelikle taşkın haritaları yapılır ve taşkın koruma alanları yapılaşmaya açılamaz.

EK MADDE 7- Aşağıdaki fiillerin yapılması yasaktır:

a) Su yapılarına zarar vermek.

b) Dere yataklarında DSİ’den izinsiz kesit daraltıcı her türlü yapı yapmak.

c) Mevsimlik akışlı olsa dahi dere yataklarının üzerine yapı yapmak veya izinsiz

kapatmak.

ç) Mevsimlik akışlı olsa dahi dere yataklarını tarla haline dönüştürmek,

d) Yeraltı sularına izinsiz besleme yapmak.

Diğer kanunlara göre daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, birinci fıkranın (a), (b) ve (ç) bentlerini ihlal eden gerçek kişilere üçbin Türk Lirası, tüzel kişilere onbin Türk Lirası; (c) ve (d) bentlerini ihlal eden gerçek kişilere onbeşbin Türk Lirası, tüzel kişilere ellibin Türk Lirası İdarî para cezası verilir. Bu fiillerin tekrarı halinde ceza beş kat arttırılarak uygulanır. Ayrıca verilen zarar tazmin ettirilir ve izinsiz yapılan yapılar yıkılır veya yıktırılır. Yıktırılması halinde masraf ilgilisinden tahsil edilir.

Su tahsis belgesi olmadığı halde veya tahsis edilen suyu tahsis amacı dışında kullanan veya satan gerçek kişilere ikibin Türk Lirası, tüzel kişilere onbin Türk Lirası İdarî para cezası verilir ve bu kişiler su kullanımından men edilirler. Bu fiillerin tekrarı halinde ceza beş kat

arttırılarak uygulanır.

Su tahsis belgesinde belirtilen miktardan daha fazla su kullananlara metreküp başına beş Türk Lirası İdarî para cezası verilir.

Ölçüm cihazını bozanlara beşbin Türk Lirası İdarî para cezası verilir. Ölçüm cihazının bozulduğu tarihten önce kullanılan su miktarı kıyasen hesaplanır ve bedeli tahsil edilir.

Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırımlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından uygulanır.

İdarî para cezalarına ilişkin kararlar, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir.

Bu Kanuna göre verilen idarî para cezalarında ihlalin tespiti ve cezanın kesilmesi usulleri ile ceza uygulamasında kullanılacak tutanakların şekli, dağıtımı ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak DSİ tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.

Bu Kanuna göre verilen idarî para cezalan, tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödenir. İdarî para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir.

EK MADDE 8- 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve su kullanım hakkı anlaşması çerçevesinde elektrik enerjisi üretmek amacıyla yapılacak olan hidroelektrik tesislerinin baraj, regülatör, yükleme havuzu, tünel, kanal, borulu isale hattı gibi su yapısıyla ilgili kısımları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak baraj, gölet ve regülatör gibi su yapılannm inşasının inceleme ve denetimi zorunludur. Diğer su yapılanndan sulama tesisi, isale hattı, kollektör, arıtma tesisi, taşkın ve nehir yatağı düzenlemesi gibi yapılann da denetiminin talep edilmesi halinde masrafları ilgililerine ait olmak üzere denetim hizmeti DSİ tarafından yapılır veya DSİ tarafından yetkilendirilen Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş şirketlerden DSİ’ce müşavirlik hizmeti satın alınarak yaptırılır. Su yapıları yapmak üzere görevlendirilmiş ve yetkilendirilmiş kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idareler, mevzuatı çerçevesinde talep etmeleri halinde su yapılarının denetim hizmetleri bu madde kapsamında yapılır. Denetim masrafları, denetlenen yatırımcı gerçek ve tüzel kişiler tarafından DSİ’ye ödenir. İnşaatı devam eden su yapıları için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içerisinde su yapısının denetlenmesi için yatınmcı tarafından DSİ’ye müracaat edilmesi zorunludur. 6446 sayılı Kanun kapsamında üretim lisansı sahibi tüzel kişilerden denetim yaptırmayanlara, DSİ tarafından tesisin kurulu gücüne bağlı olarak megavatt başına beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve DSİ tarafından yapılacak yazılı ihtardan itibaren otuz gün içerisinde gerekli müracaatın yapılmaması halinde DSİ ile imzalanan su kullanım hakkı anlaşması iptal edilir. Sulama tesisi, isale hattı, kollektör, arıtma tesisi, taşkın ve nehir yatağı düzenlemesi gibi su yapılarında ise yatırım bedelinin binde biri nispetinde idarî para cezası verilir ve DSİ tarafından yapılacak yazılı ihtardan itibaren otuz gün içerisinde gerekli müracaatın yapılmaması halinde su yapısının inşaatının durdurulması için gerekli tedbirler DSİ tarafından alınır.

Denetim şirketi, su yapısının projesini veya revize projesini onaylamak, projesine ve ilgili mevzuata uygun olarak yapılmasını sağlamak, imalatta kullanılan malzemelerin ve imalatın projesine, teknik şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol etmek, malzemeler ve imalatla ilgili deneyleri yaptırmak, neticelerini belgelendirmek, yapılan tüm denetim hizmetlerine ilişkin belgeler ile DSİ tarafından yapılan kabul işlemine esas olan belgeleri DSİ’ye vermek mecburiyetindedir.

DSİ tarafından denetim şirketine izin belgesi ile yetki verildiği halde, su yapılarının denetimini DSİ kriterlerinin, standartların, ilgili mevzuat hükümlerinin gerektirdiği şekilde yerine getirmeyen yetkili denetim şirketlerine; DSİ tarafından ilk seferinde denetlenen hidroelektrik tesislerinde, kurulu gücüne bağlı olarak megavatt başına beşbin Türk Lirası idarî para cezası; baraj, gölet, sulama tesisi, isale hattı, kollektör, antma tesisi, taşkın ve nehir yatağı düzenlemesi gibi su yapılarında, yatınm bedelinin binde biri nispetinde idarî para cezası verilir ve eksikliklerini düzeltmek üzere onbeş gün müddet verilir. Bu fiilin ikinci tekrarında ceza iki katı olarak uygulanır ve eksikliklerini düzeltmek üzere onbeş gün müddet verilir. Fiilin üçüncü tekrarında ise ceza üç katı olarak uygulanır ve su yapıları yetkili denetim şirketinin izin belgesi DSİ tarafından iptal edilir. Bu para cezaları ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde ödenir. Süresinde ödenmeyen ve kesinleşen İdarî para cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesince tahsil edilir. İzin belgesi iptal edilen yetkili denetim şirketinin yönetici ve ortakları bir yıl süreyle başka bir yetkili denetim şirketi kuramazlar, kurulmuş olan şirketlerde görev alamaz ve/veya ortak olamazlar.

Su yapılarının mevzuata ve onaylı projesine aykırı yapılması halinde, bu durumun düzeltilmesi için yetkili denetim şirketi tarafından yatırımcıya en fazla otuz gün eksiklikleri düzeltme müddeti verilir. Mevzuata ve projeye aykırılığın giderilmemesi halinde verilen sürenin sonunda veya acil hallerde derhal, denetim şirketi işi kısmen veya tamamen durdurur ve durumu gecikmeksizin DSİ’ye bildirir. Yapılan inceleme sonucunda nihai karar DSİ tarafından verilir.

Su yapılarım denetlemek üzere yetkilendirilmiş şirketlere uygulanacak İdarî yaptırımlar DSİ tarafından yerine getirilir.

Denetim şirketi ile denetim şirketinde görev alan denetim elemanları, su yapısının, projesine, fen ve sanat kurallarına ve ilgili mevzuata uygun olarak yapılmamasından ortaya çıkan zarar ve ziyandan kabul tarihinden itibaren onbeş yıl süreyle yatırımcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.

Gerçek ve tüzel kişiler tarafından inşa edilecek su ile ilgili köprü, menfez gibi yapılarda hidrolik yönden DSİ’nin uygun görüşü alınır.

Denetim işleriyle ilgili masrafların tahsiline dair usuller ile denetim yapacak personelin nitelikleri, denetleme usulleri ve diğer şartlar, DSİ tarafından, bağlı olduğu Bakanlığın görüşü alınarak hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.”

MADDE 23- 6200 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11-31 inci ve 32 nci maddelerde yer alan DSİ alacaklarının genel hükümlere göre tahsiline ilişkin hükümler, bu maddelerdeki değişikliklerin yürürlüğe girmesinden sonra başlatılacak takiplere uygulanır. DSİ alacakları ile ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre başlatılmış olan takiplere devam olunur.

13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde vergi dairesi müdürlüklerince yapılandırılmış olan DSİ alacaklarından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla anılan Kanun hükümlerine uygun şekilde ödemelerine devam edilenlerin, dairelerince tahsiline devam olunur.”

MADDE 24- 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun ek 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“EK MADDE 10- Bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler, Bakanlar Kurulunca tespit edilen usul ve esaslara göre, hayatı etkileyen doğal afete maruz kalan veya 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna göre riskli alanlardaki yerleşim alanlarında kalan kamu kurum ve kuruluşları ile bu alanlarda yaşayanların iskanlarını temin, iyileştirme, tasfiye ve yenileme amacıyla yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkarılır.

Bu alanların tespiti için Orman Genel Müdürlüğünce yeteri kadar orman kadastro komisyonu görevlendirilir. Bu alanlarda 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun

22 nci maddesinin, kadastrosu yapılmış olan yerlerin ikinci defa kadastroya tabi tutulamayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz. Bu tespit sırasında ilan süresi bir hafta, itiraz süresi ise bir ay olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında yapılacak orman kadastrosu uygulamasındaki işlemlerde bu fıkrada belirtilen süreler uygulanır.

Birinci fıkra uyarınca orman sınırları dışına çıkarılacak alanlar ile daha önce bu madde kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan alanlar tapuda Hazine adına tescil edilir ve birinci fıkrada belirtilen gaye doğrultusunda kullanılmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığının tasarrufuna geçer.

Orman sınırlan dışına çıkarılan alanların en az iki katı kadar olan ve öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan, Hâzinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne ağaçlandırılmak üzere tahsis edilir.”

MADDE 25- 16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1- Yeraltı sularının tahsisine Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yetkilidir. Tahsis edilen yeraltı suları, kullanılan suyun metreküp bedeli üzerinden ücretlendirilir. 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yeraltı ve kaynak sulan il özel idarelerince suyun metreküp bedeli de gözönüne alınarak kiraya verilir. Tatbik olunacak ücret tarifeleri; kullanma amacı, ekonomik, sosyal ve mahalli şartlar gözönüne alınarak Bakanlar Kurulu karanyla tespit ve ilan olunur. İl özel idareleri tarafından kiraya verilenler dışında kalan yeraltı ve kaynak sulan, kullanılan suyun metreküp bedeli üzerinden ücretlendirilmek suretiyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce kiraya verilebilir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce, bu suların tahsis edilmesinden veya kiraya verilmesinden alman ücretlerin takip ve tahsili genel hükümlere göre yapılır ve tahsil edilen bedeller Genel Müdürlüğün özel bütçesine gelir olarak kaydedilir.”

MADDE 26- 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Baraj, sulama şebekeleri ve boru hatları, karayolu, liman ve havaalanı, demiryolu gibi gelecek yıllara sari büyük projelerde kamu yararı kararı, kamulaştrılacak taşınmazların bulunduğu mahalle ve/veya köy muhtarlığında onbeş gün süreyle asılmak suretiyle ilan edilir. Bu ilan, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Kamu yararı kararının ilan süresinin bitiminden itibaren kamulaştırılacak taşınmazlann üzerine sabit tesis yapılamaz, yapılan sabit tesisler ve sonradan dikilen ağaçlar dikkate alınmaz. Taşınmazdaki bu sınırlama beş yılı geçemez.”

MADDE 27- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasına “çocuk bahçesi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşkın koruma alanları dahil olmak üzere” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 28- 31/10/1985 tarihli ve 3234 sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1- Orman muhafaza memuru olarak atanacaklar; ilgili mevzuatı uyarınca yapılan merkezi sınav sonucuna göre, atanacak kadro sayısının dört katma kadar çağrılacak adaylar arasından sınav komisyonlarınca yapılacak sözlü ve uygulamalı sınav sonucuna göre belirlenir. Orman muhafaza memurlan, Genel Müdürlüğe verilen görevlerin etkin, ekonomik, verimli ve hızlı bir şekilde yerine getirilebilmesi amacıyla ekipler halinde çalıştırılabilir. Ekiplerde işlerin düzenlenmesi ve yürütülmesi amacıyla orman muhafaza memurlarından en az on yıl görev yapmış ve Genel Müdürlükçe belirlenen niteliklere sahip olanlardan birisi birim amiri tarafından Baş Orman Muhafaza Memuru olarak görevlendirilebilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Genel Müdürlükçe düzenlenir.”

MADDE 29- 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 5- Kadastrosu veya tapulaması tamamlanan çalışma alanlarında, orman kadastrosu ya da tahdidi yapılmamış ormanlar, 4 üncü ve 39 uncu maddelerde yer alan esaslar çerçevesinde kadastroya tabi tutulur.”

MADDE 30- 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“e) İbadet yerleri ile müştemilatı,”

MADDE 31- 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-lşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “yedi yıl içinde” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 32- 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “(c), (e) ve (f) bentlerinde” ibaresi “(c) ve (e) bentlerinde” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 33- 5737 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 24- Kiraya verilen veya tahsis edilen Genel Müdürlük ve mazbut vakıf taşınmaz malların, yangın, hırsızlık ve doğal afetlere karşı, kullananları tarafından Genel Müdürlük adına sigortalanması zorunludur.

Vakıf kültür varlıklarının sigorta işlemlerinde bedel, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılan yapı yaklaşık birim maliyetleri V. Sınıf (D) Grubu Yapılar birim fiyatı ile taşınmazda yer alan taşınırların değeri dikkate alınarak Genel Müdürlükçe belirlenir.”

MADDE 34- 5737 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 12- 1/1/1990 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar Genel Müdürlüğün dağıtılma talebiyle açtığı dava sonucunda dağılmasına veya dağıtılmasına karar verilen yeni vakıfların hayatta bulunan kurucularının birlikte başvurusu üzerine vakfın adı ve amacı aynı olmak kaydıyla bin lira kuruluş malvarlığı tahsis edilerek Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yeni bir vakıf kurulabilir.

Kurulan bu vakıflar Türk Medeni Kanunu ve bu Kanun hükümlerine göre faaliyette bulunurlar, ancak kanunla kurulan vakıf statüsünde sayılmazlar.

Dağıtılan vakfın Genel Müdürlüğe intikal eden ve hali hazırda Genel Müdürlük tarafından tasarruf edilen taşınmazları, yeni kurulan vakfa mahkeme siciline tescilinden itibaren üç ay içerisinde devredilir. Devredilen mallarla ilgili başkaca bir talepte bulunulamaz.”

MADDE 35- 10/10/2011 tarihli ve 658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesine dokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut onuncu fıkrası onikinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

“(10) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde sayılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan, durumları bu Kanun Hükmünde Kararnamede sayılan nitelik ve şartlara uygun olanlar, kendilerinin talebi ve kuramlarının muvafakati ile bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı listede yer alan pozisyon sayısı içinde kalınmak kaydıyla Enstitüde sözleşmeli olarak istihdam edilebilir. Bu şekilde görevlendirilen personel kurumundan aylıksız izinli sayılır ve asıl kadrosuyla ilgisi devam eder. Bunların terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kuramlarınca yapılır. Bu hükme göre görevlendirilenler, görevde kaldıkları sürece, mali ve sosyal haklarını Enstitüden alırlar. Bu şekilde geçen hizmet süreleri, kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde dikkate alınır. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı iken bu şekilde istihdam edilmeye başlananlar, ilgileri devam eden asıl kadroları esas alınarak bu görevleri sırasında da aym kapsamda sigortalı kabul edilir. Kamu kuram ve kuruluşlarında asli kadrosu itibarıyla makam tazminatı ödenmesi gereken görevlerde bulunmakta iken bu fıkra çerçevesinde Enstitüde Başkan, Başkan Yardımcısı, Koordinatör, Hukuk Müşaviri veya Uzman olarak sözleşmeli istihdam edilmeye başlanan ve 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunanların, bu görevlerde geçen süreleri makam tazminatı veya buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenmesi gereken süre olarak değerlendirilir.

(11) Enstitüde ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenecek eğitim programlarında ücret karşılığı ders vermek üzere görevlendirilenlere, (1.700) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutan geçmemek üzere Başkanlık tarafından belirlenen miktarda, usul ve esaslar çerçevesinde saat başına ders ücreti verilir.”

MADDE 36- 658 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı listeye “Teknisyen” satırından sonra gelmek üzere aşağıdaki satırlar eklenmiş ve “Toplam” sayısı “46” olarak değiştirilmiştir.

Büro Personeli2

Destek Personeli4

MADDE 37- 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü fıkrasında yer alan “Bakanlık, Kuram ve DSİ” ibareleri “Bakanlık ve Kurum” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 38- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Tasan ile, 6831 sayılı Orman Kanununda yer alan bazı düzenlemelerin günün ihtiyaçlarına göre ve uygulamada tereddüde mahal vermeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir.

Bu çerçevede; ormancılık özel sektörünün birikiminden faydalanılması ve son zamanlarda artan özel ağaçlandırmalarda ihtiyaç duyulan fidanların karşılanması amacıyla düzenleme yapılarak Devlet ormanlarında orman bitki türlerinin tohum ve fidanlarını yetiştirmek üzere fidanlık kurulmasına, arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına ve bu alanların kullanımına, göl, baraj ve deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesislere Orman Genel Müdürlüğünce izin verilebilmesi öngörülmektedir.

Orman ve Su İşleri Bakanlığının görev alanında bulunan orman florasına ait iş ve işlemlerin disipline edilmesi amacıyla; orman bitki tohumluklarının üretimi, işlenmesi, ıslahı, ticareti ve zararlı organizmaların yayılmasının önlenmesi ile ilgili usul ve esaslar belirlenerek bu faaliyetlerde bulunanların belgelendirilmesi, denetlenmesi, yetkilendirilmesi ve kayıt altına alınması hükme bağlanmaktadır. Öte yandan, izinsiz ya da kurallara aykırı faaliyette bulunanlara verilecek İdarî para cezası miktarları ile kimler tarafından verileceği de belirlenmektedir.

Diğer taraftan, mülki hudutları içerisinde Devlet ormanı bulunan köy, belde ve kasabalara bu ormanlardan elde edilen dikili satış gelirinden pay verilmesi öngörülmektedir. Böylece ormanların korunması, sürekliliğinin sağlanması ile sosyal ve ekonomik barışa katkıda bulunulması hedeflenmektedir.

Hususi ormanlardaki yapılaşma ile ilgili mevcut düzenlemeler farklı yorumlandığı için farklı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Yapılan düzenleme ile uygulamaya yeknesaklık getirilmesi ve idareye tanınan inisiyatifin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Öte yandan, orman idaresi tarafından orman yangınları ile mücadelede gereken tüm önlemlerin alınması, ormanların yangına karşı dirençli hale getirilmesi ve bunun için gereken her türlü tesisin yapılmasına yönelik uygulamaların önünün açılması amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, ormanların korunmasında sürdürülebilir orman yönetimi ve katılımcılık ilkeleri çerçevesinde; ağaçlandırma, erozyon, sel, çığ kontrolü, toprak muhafaza, rehabilitasyon ve silvikültürel çalışma yapılan alanların, yörede yaşayan halk ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde korunmasına yönelik düzenlemelere de yer verilmektedir.

Bu hususların yanı sıra, Devlet ormanları üzerinde kamu yararına yapılan veya yapılacak her türlü yapı ve tesis için mevzuatı uyarınca gerçek ve tüzel kişiler lehine tesis edilen veya edilecek bağımsız ve sürekli üst hakları dahil irtifak haklarına ilişkin olarak tapuda yapılacak tüm işlemlerin sağlıklı ve idarenin bütünlüğü esasına uygun olarak yürütülebilmesi amacıyla, Orman Genel Müdürlüğü yetkili kuruluş olarak tespit edilmektedir.

Diğer taraftan, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 6200 sayılı Kanunla kendisine verilen vazifeleri kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde ifa edebilmesi amacıyla, 6200 sayılı Kanunda gerekli değişiklikler yapılmaktadır. Mevcut uygulamada, baraj rezervuarlarında kamulaştırma işlemleri yıllar sürmekte ve kötü niyetli insanlar tarafından, sırf kamulaştırma bedelini almak için ağaç dikilmekte, bağ ve bahçe tesis edilmekte ve bina yapılmaktadır. Kamulaştırmayı yapan idarenin bir yaptırım gücü olmaması nedeniyle Hazine haksız yere yüklü miktarda kamulaştırma bedeli ödemek zorunda kalmaktadır. Tasan ile, bu gibi menfi durumların önüne geçmek amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca, Elektrik Piyasası Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılarak mezkûr fıkrayla düzenlenen denetim yetkisi 6200 sayılı Kanunda açık ve tereddüde mahal vermeyecek şekilde düzenlenmektedir.

Taşkınla mücadele kapsamında, birçok ilde taşkın inşaatlarının yapımına öncelik ve hız verilecektir. Bu bakımdan taşkın koruma alanlarının düzenleme ortaklık payı kesintisinden

karşılanması ve mevcut uygulamada yerleşim yerlerindeki güzergahların terk edilmesi durumunda ortaya çıkan kamulaştırma maliyetinin azaltılması hedeflenmektedir.

Ayrıca, Türkiye Su Enstitünün personel temininin kolaylaştırılması ve daha etkin hizmet verilebilmesi için düzenleme yapılmaktadır.

Tasan, yukarıda belirtilen amaçlarla hazırlanmıştır.

MADDE 1- 10/10/2011 tarihli ve 657 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ncı maddesi ile 6831 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikten sonra orman kadastro komisyonu başkan ve üyelerini atama yetkisi Orman Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Madde ile, bu değişikliğe paralel olarak, orman kadastro komisyonlarının işlemlerine karşı açılacak davaları ve taraflarını gösteren 6831 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında değişiklik yapılarak Orman Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlık hasım mevkiinden çıkarılmış ve davalarda usul ekonomisi yönünden kolaylık sağlanması amaçlanmıştır.

MADDE 2- Orman topraklan, yetişme ortamı şartlan ve iklim özellikleri bakımından orman florasına ait bitkilerin tohum ve fidan üretimi ve gelişimi için en uygun yerlerdir. Son yıllarda ülkemiz orman ağaçlan fidan ihtiyacı hızla artmış, ithalat yoluyla açık kapatılmaya çalışılmıştır. Madde ile, ihracat kapasitesinin arttırılması ve ihtiyaç duyulan orman ağacı fidanlannın karşılanabilmesi için orman sayılan alanların uygun yerlerinde fidanlık kurmaya izin verilmesi öngörülmüştür.

Orman ürünleri işleyen fabrika, hızar, şerit kurulması için genel hükümlere göre alınması gereken izinlerin yanı sıra Orman İdaresinden de izin alınması gerekmekteyken yapılan düzenlemeyle bu zorunluluk kaldırılmıştır.

Kum, çakıl ve taş ocakları 2004 yılında Maden Kanununda yapılan değişiklikle maden sayılmış ve Orman Kanununun 16 ncı maddesine göre izin verilmeye başlanmıştır. Bu sebeple, madde ile, uygulama imkanı kalmayan mevcut 18 inci madde hükümlerinin de kaldırılması öngörülmüştür.

Ayrıca madde ile;

- Orman sayılan alanlardaki tarihi eserlerimizin korunması ve turizme kazandırılması için gerekli olan arkeolojik kazı ve restorasyon için izin verilmesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığının vereceği ruhsata dayalı olarak define aranmasına yirmidokuz yıla kadar izin verilmesi,

- Odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocaklann orman sınırları içinde açılmak istenmesi halinde yirmidokuz yıla kadar izin verilmesi, orman sınırlan dışındaki ocaklarda ise izin zorunluluğunun kaldırılması,

- Balıkçılık sektörünün gelişmesini, yabancı ülkelerle rekabet edebilmesini sağlamak amacıyla tatlı su balıkçılığına izin verilerek göl, baraj ve deniz yüzeyinde balık üretim tesislerinin mütemmim cüz’ü olan karada yapılması zorunlu yapılara yirmidokuz yıla kadar izin verilmesi,

- Yirmidokuz yıla kadar izin verilen söz konusu bina ve tesislerin atıl kalması veya kullanım ömrünün azalmasını engellemek amacıyla bu sürenin sonunda her türlü bina ve tesisin eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü tasarrufuna geçmesi ve Orman Genel Müdürlüğü ihtiyacında kullanılabilmesi veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilmesi,

hususları düzenlenmiştir.

MADDE 3- 6831 sayılı Kanunun mevcut 19 uncu maddesi, yangın görmüş ormanlar ile gençleştirmeye aynlmış veya ağaçlandırılmış sahalarda hiçbir surette hayvan otlatılamayacağım, dolayısıyla sahadaki fidan ve ağaçlar biyolojik bağımsızlığını kazanıp hayvanların zarar veremeyeceği seviyeye ulaşsa dahi otlatma yapılamayacağını hüküm altına almıştır. Fidan ve ağaçların boyu hayvan otlatma ile zarar görmeyecek seviyeye ulaşan orman alanlannda otlatma yapılmasının, hem kamu yararına olacağı düşünülmekte hem de sahadaki

yanıcı madde miktarını azaltması sebebiyle yangınla mücadeleye katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

MADDE 4- Madde ile, Devlet ormanlarından elde edilen ürünlerin satışının yanı sıra dikili satışlarda da açık artırma yönteminin esas alınması öngörülmüştür.

MADDE 5- Katma değer yaratmak ve istihdam sağlamak suretiyle orman köylerinin kalkındırılması amacıyla düzenlenen 6831 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde 25/5/2000 tarihli ve 4570 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişiklikle tesis şartı kaldırılmış ve maddenin düzenlenme amacından uzaklaşılmıştır. Ayrıca söz konusu madde uyarınca kooperatiflerden tomruk ve sanayi odunu satışı için talep alınması, kura çekilmesi gibi prosedürler pazarlamayı zorlaştırmakta, zaman kaybına sebep olmakta ve açık hava şartlarında bekleyen emvalin kalite ve değer kaybına yol açmaktadır.

Piyasa taleplerine ve ormancılık tekniğine uygun, verimliliği arttıracak ve kaynakların etkin kullanımını sağlayacak dikili ağaç satışının yaygınlaştırılması ve mevcut uygulamadaki aksaklıkların ve olumsuzlukların ortadan kaldırılması için 34 üncü madde ile verilen kanuni hakların, çağın gelişen ve değişen şartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi ihtiyacı hasıl olmuştur.

Mevcut maddede yer alan kooperatiflere %25’lik satış hakkı, Orman Genel Müdürlüğünün dikili ağaç satış hedefine ulaşmasındaki en büyük engeli oluşturmaktadır. Kooperatifler dikili ağaç satışlarından bir pay alamadıkları için dikili ağaç satışına karşı çıkmakta, alıcılara üretim noktasında engel olmaktadırlar. Dikili ağaç satışı taliplilerinin bu konuda mağduriyetleri söz konusudur.

Madde ile, sınırları içinde Devlet ormanı bulunan köyler ile sınırları içinde Devlet ormanı bulunan ve nüfusu 5.000’e kadar olan kasabalarda, hane sayısının yarısından fazla çoğunluğa sahip orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine, kendi mülki hudutları dahilindeki koru ormanlarından yapılan açık artırmalı dikili ağaç satış miktarının %15’ini geçmemek üzere, satın almış oldukları açık artırmalı dikili ağaç miktarları için yıl sonunda işletme müdürlüğünün açık artırmalı ortalama fiyatının % 15’i üzerinden hesap edilerek bulunan bedelin teşvik primi olarak ödenmesi öngörülmüştür. Böylece kırsal kalkınmaya katkı sağlanması, ormanların korunması ve sürekliliği yönünde yerel halkın katkısının arttırılması ve orman-halk ilişkilerinin olumlu yönde gelişmesi sağlanacaktır.

Diğer taraftan idarece birim fiyat (vahidi fiyat) esasına göre yaptırılmaya devam edilen üretim işlerinde, kesme ve taşıma işini şartnamedeki süre ve esaslara uygun olarak yapanlara istihkak tutarları ödenmeye devam edilecektir.

MADDE 6- Madde ile, Devlet ormanlarında orman idaresince yaptırılan ağaçlandırma, gençleştirme, bakım, imar ve bunun gibi işler ile dikili olarak satışa konu edilmeyen üretim işlerinde köylülerin ve orman kooperatiflerinin önceliklerinin devam etmesi, dikili satışa konu edilen ürünleri satın alan tüccarların serbest piyasa şartlarında üretim işlerini dilediklerine yaptırabilmeleri öngörülmüştür. Köylülere ve orman kooperatiflerine dikili ağaç satış gelirlerinden belli bir pay verildiği için, bu durumda köylüler ve orman kooperatifi üyeleri hak kaybına uğramamış olacaklardır.

MADDE 7- Hususi orman alanlarındaki yapılaşma ile ilgili mevcut düzenlemenin bu alanların tamamının yapılaşmaya açılmasına sebep olduğu geçmişteki uygulamalarla ortaya çıkmıştır. Bu nedenle maddenin günün ihtiyaçlarına göre ve uygulamada tereddüde mahal vermeyecek açıklıkta yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulmuştur.

Madde ile, yatay alanın yüzde altısını (%6) geçmemek üzere imar planlamasına uygun inşaat yapılabileceğine yönelik mevcut hükmün farklı yorumlanmasından kaynaklanan

değişik uygulamaların önüne geçilmesi ve inşaatların avan veya kentsel tasarım projesi dikkate alınmak suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan imar planlarına göre yapılması hedeflenmiştir.

MADDE 8- Ülkemiz orman ekosisteminde var olan 10.000’in üzerindeki bitkiden 3500’ü endemiktir. Biyolojik çeşitliliğin ağırlıklı olarak ormanlık alanlarda olması ve bu değerlerin korunması, yaygınlaştırılması ve sürekliliğinin sağlanması iş ve işlemleri 1956’dan bu yana orman idaresi tarafından yürütülmektedir. Son yıllarda Orman ve Su işleri Bakanlığının desteklemesi ve çevre bilincinin gelişmesiyle orman florasına ait türlerin tohumluklarının özel sektör tarafından üretimi artmıştır.

Orman bitki türlerinin üretimini yapan özel sektörün kayıt altına alınmamış olması sebebiyle üretimi yapılan ürünler ve yetiştirme ortamı denetlenememektedir. Bu sebeple son kullanıcıya (vatandaşlarımıza, özel ve tüzel kişiliklere) sağlıklı ve standartlara uygun fidan verilip verilmediği bilinememektedir.

Üreticilerin kayıt altına alınamamış olması piyasa taleplerine uygun miktar, boy ve formda üretim planlamasının yapılmasını engellemektedir. İhtiyaçtan fazla veya eksik üretimlerden dolayı haksız kazançlar veya büyük maddi zararlar oluşmaktadır.

Avrupa Birliğinin “Bitkileri veya bitki ürünlerine zararlı olan organizmaların Topluluğa girişlerine karşı ve onların Topluluk içinde yayılımına karşı koruyucu önlemler üzerine 8 Mayıs 2000 tarihli ve 2000/29/EC sayılı Konsey Direktifı”nde, zararlı organizmanın girişinin yetersiz inceleme veya muayeneden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda müktesebata uygun daha etkili bir kontrol yapılması gayesiyle bu düzenlemeye ihtiyaç vardır.

Madde ile, orman bitki tohumluklarının üretimi, işlenmesi, ıslahı, ticareti ve zararlı organizmaların yayılmasının önlenmesi ile ilgili esas ve usuller belirlenerek bu faaliyetlerde bulunanların belgelendirilmesi, denetlenmesi, yetkilendirilmesi ve kayıt altına alınması amaçlanmıştır.

MADDE 9- Orman Genel Müdürlüğünün yangınla mücadele yapılanması, ormanlık alanlarda meydana gelen yangınlara göre tesis edilmiştir. Kırsal alanlarda meydana gelen anız, tarla, bağ ve bahçe yangınları gibi yangınlara müdahale edebilecek özel bir yapılanma bulunmamaktadır. Bu nedenle, ihtiyaç olması halinde kırsal alan yangınlarına Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan araç, gereç ve teçhizat ile gerekli destek verilerek müdahale edilmektedir. Ancak, yerleşim yerlerindeki kapalı alan ve sanayi yangınları için farklı eğitim ve donanıma ihtiyaç olup bu tür yangınlara uzmanlarınca müdahale edilmesi gerekmektedir. Mevcut yangın söndürme ekiplerinin eğitimi, donanımı ve söndürme ekipmanlarının uygun olmaması nedeniyle kapalı alan ve sanayi yangınlarında çalışma kabiliyeti bulunmamaktadır. Madde ile, orman idaresinin kırsal alan yangınlarına müdahale edebilmesi ve kapalı alan yangınlarına araç desteği sağlaması amaçlanmıştır.

Ayrıca, ülke genelinde meydana gelebilecek afetlerde, arama ve kurtarma faaliyetlerine destek vermek ve yardım çalışmalarına katılmak amacıyla Orman Yangınlarıyla Mücadele ve Acil Kurtarma Timlerinin (ORKUT) kurulması ve bu ekiplere gerekli olan her türlü arama ve kurtarma eğitimlerinin verilmesi hedeflenmiştir.

Madde ile, orman yangınlarının önlenmesi ve büyümeden kontrol altına alınması amacıyla yangın esnasında başta vali ile kaymakam olmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının orman idaresinin talebi doğrultusunda her türlü destek ve kolaylığı sağlaması öngörülmüştür.

Orman yangınlarının söndürülmesinde kanuni mecburiyet olmasına rağmen, son yıllarda civar köy ve kasabalarda yaşayan genç nüfusun azalması sebebiyle ihtiyaç halinde yeterli mükellefin toplanarak yangın söndürme çalışmalarına katılmasında uygulamada zorluklar yaşanmaktadır. Aynı kuşakta yer aldığımız-Akdeniz ülkelerinde yangınla mücadele çalışmalarında gönüllülük sistemi bulunmaktadır. Madde ile, mükelleflik sisteminden daha çağdaş bir sistem olan gönüllülük sistemine geçilmesi öngörülmüştür.

Ayrıca madde ile, 6831 sayılı Kanuna göre izne konu edilen enerji nakil hatları, demiryolları, otoyollar, vahşi depolama alanları, katı atık alan ve tesisleri, orman içinde veya bitişiğinde bulunan kamplar, yazlık siteler, oteller, tatil köyleri gibi tesislerde çıkabilecek orman yangınlarına karşı izin sahipleri, özel ormanlarda çıkabilecek orman yangınlarına karşı ise sahipleri tarafından gerekli tedbirlerin alınması kanuni bir yükümlülük haline getirilmiştir.

Diğer taraftan, orman yangınlarını önleme ve mücadele çalışmalarında kullanılmak üzere iktisap edilen muhabere araçları için 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunda belirtilen ücretlerin alınmaması öngörülmüştür.

MADDE 10- Ormanlar ile ağaçlandırma, erozyon, sel, çığ kontrolü, toprak muhafaza, rehabilitasyon ve silvikültürel çalışma yapılan alanların korunmasının yörede yaşayan halk ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde yapılması, sürdürülebilir orman yönetimi ve katılımcılık bakımından önem arz etmektedir. Madde ile, bu işbirliğinin belediye başkanlıkları ile köy tüzel kişilikleri ve ihtiyar meclislerinin müştereken kendi hudutları içinde gerçekleştirilmesi ve koruma çalışmalarının bedeli mukabilinde yapılması öngörülmüştür.

MADDE 11- 29/6/2011 tarihli ve 645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile orman kaynaklarını usulsüz müdahalelere, tabii afetlere, yangınlara karşı korumak, muhtelif zararlılar ile mücadele etmek ve ettirmek, ormancılık karantina hizmetlerini yürütmek, orman ağaç, ağaççık ve florasına ait bitki türlerinin tohum ve fidanlarım üretmek, ürettirmek, aşılamak, genetik kaynakların kaydı, sertifıkasyonu, ticareti ve piyasa denetimiyle ilgili iş ve işlemlerini yapmak veya yaptırmak, ilgili mevzuat çerçevesinde ihracat ve ithalat işlemlerini yürütmek görevleri Orman Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Madde ile, verilen bu görevlerin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla 6831 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde yapılan düzenlemeye aykırı hareket edenlere uygulanacak idari yaptırımlar, bu yaptırımların miktarları ve kimler tarafından uygulanacağı düzenlenmiştir.

MADDE 12- Bilindiği üzere, 6831 sayılı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca; Devlet ormanları üzerinde kamu yararına yapılacak her türlü yapı ve tesis için herhangi bir şekilde irtifak hakkı tesisi Maliye Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının iznine bağlı olarak yürütülmektedir.

Diğer taraftan, 6831 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde, Devlet ormanlarına ve Devlet ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işlerin Orman Genel Müdürlüğünce yapılacağı ve yaptırılacağı yönünde düzenleme yer almaktadır.

Uygulamada; Devlet ormanları üzerinde kamu yararına yapılan veya yapılacak her türlü yapı ve tesis için verilen izinlere ilişkin olarak Orman Genel Müdürlüğünün; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu hükümleri uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilen alanlardaki orman vasıflı taşınmazlar hakkında bu Bakanlığın; 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında kalan orman vasıflı taşınmazlar hakkında ise aym Kanunla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkili olmasına karşılık, sadece irtifak hakkı tesisine ilişkin işlemler (tescil, değişiklik, terkin vb.), bu taşınmazların tapuda Hazine adına kayıtlı olması sebebiyle Maliye Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.

Madde ile; Maliye Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü başta olmak üzere kurumlar arasında meydana gelen yetki karmaşasının giderilerek yapılacak işlemlerin daha hızlı ve rasyonel şekilde sonuçlandırılması amacıyla Devlet ormanları üzerinde kamu yararına yapılan veya yapılacak her türlü yapı ve tesis için 6831 sayılı Orman Kanunu ve diğer ilgili mevzuatı uyarınca gerçek ve tüzel kişiler lehine tesis edilen veya edilecek bağımsız ve sürekli üst haklan dahil irtifak haklarına ilişkin olarak tapuda yapılacak tescil, değişiklik, terkin ve benzeri tüm işlemler ile bu işlemlere bağlı diğer tüm işlemleri yapmaya ve yaptırmaya Orman Genel Müdürlüğünün yetkili kılınması öngörülmüştür.

Buna karşılık, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu hükümleri uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilen orman vasıflı taşınmazlar hakkında aynı Kanunla bu Bakanlığa, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında kalan orman vasıflı taşınmazlar hakkında da aynı Kanunla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne verilen yetkilerin saklı tutulması, ancak bu taşınmazlar üzerinde tesis edilen veya edilecek bağımsız ve sürekli üst haklan dahil irtifak haklanna ilişkin işlemlerin Orman Genel Müdürlüğünce yapılması ve bu kapsamda kalan işlemler sebebiyle tahsil edilecek tüm bedellerin Orman Genel Müdürlüğü özel bütçesine gelir kaydedilmesi öngörülmüştür.

MADDE 13- Bilindiği üzere, 6831 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde; Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yaran ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebileceği, Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden ise bedel alınmayacağı, ek 9 uncu maddesinde ise; gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri ya da vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlan hariç olmak üzere; yükseköğretim kurumlarına eğitim ve araştırma maksatlı tesisler yapılması için bu Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası esaslarına göre orman sayılan alanlardan bedelli izin verilebileceği ve aynca, izin verilen bu alan içinde izin sahibi yükseköğretim kurumuna veya Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne yurt yapılması maksadıyla da bedelli izin verilebileceği düzenlenmiştir.

Madde ile, özellikleri gereği kampüs şeklinde yapıldığı için büyük alanlara kurulan ve şehirlerde istenilen büyüklükte alanlar oluşturulamadığı için orman sayılan alanlara ihtiyaç duyan Devlet üniversitesi niteliğindeki yükseköğretim kurumlanna; eğitim ve araştırma tesisleri, bunlara ilişkin alt yapı tesisleri yapılmak üzere verilen izinlerden ve aynca, izin verilen bu alan içinde izin sahibi yükseköğretim kurumuna veya Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne yurt binası yapılmak üzere verilecek izinlerden sadece ağaçlandırma ve arazi izin bedeli alınması, bu bedeller dışında orman köylüleri kalkındırma geliri gibi başka herhangi bir bedel alınmaması ve böylece bu yatırımların desteklenmesi hedeflenmiştir.

Diğer taraftan, orman sayılan alanlardan Karayollan Genel Müdürlüğüne yol, otoyol, il yolu yapımı amacıyla izinler verilmektedir. Otoyolların ulaşım kontrollü yol olması ve istenilen her noktadan giriş ve çıkış imkanı bulunmaması nedeniyle seyahat edenlerin ihtiyaçlarını giderebilmeleri için gerekli olan hizmet tesislerine orman sayılan alanlardan izin verilmesi zorunluluğu doğmuştur. Madde ile, bu şekilde yapılacak hizmet tesislerine, karayolu sınır çizgisi içinde kalmalan koşuluyla izin verilmesi öngörülmüştür. Ancak yol güzergâhı için izin verilen izinli alanın dışında izin verilmesi halinde orman mevzuatının öngördüğü bedellerin tamamı alınacaktır. Aynca demiryolu, otoyol, Devlet ve il yollan ile özellikle kamu kurumlarmm yapacaklan büyük su isale hatlarının yapımı esnasında çıkan kazı fazlası malzemenin depolanacağı alanlara ağaçlandırma bedeli alınarak izin verilebilmesi öngörülmüş ve böylece kamu kaynağı kullanımının verimli hale getirilmesi hedeflenmiştir.

MADDE 14- Madde ile, orman sayılan alanlardaki liman yatırım izinlerinden, bu izinlere konu tesislerin üçüncü kişilere kiralanması halinde, Orman Genel Müdürlüğü özel bütçe hesabına yatırılması gereken kira bedelinin alınmaması öngörülmüştür.

MADDE 15- Madde ile; bozuk veya verimsiz orman alanlarında, ağaçlandırma, imar- ihya, erozyon kontrolü ve rehabilitasyon çalışmalannın, orman idaresi dışında köy tüzel kişilikleri ile diğer gerçek veya tüzel kişiler tarafından da yapılabilmesi ve tapuda kişiler adına kayıtlıyken orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapuları iptal edilen yerlerin, öncelikle eski tapu maliklerine veya kanuni mirasçılarına özel ağaçlandırma veya özel imar- ihya çalışmalarına konu edilmek üzere tahsis edilerek oluşan mağduriyetin giderilmesi hedeflenmiştir.

Ayrıca madde ile, sadece orman idaresi tarafından yapılan ağaçlandırma, imar-ihya, erozyon kontrolü ve rehabilitasyon çalışmalarından elde edilen odun dışı orman ürünlerinin, bu çalışmaların bakımını gerçekleştiren köy tüzel kişiliklerine, tarımsal kalkınma kooperatiflerine, 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunuyla kurulmuş üretici birlikleri ve birliklere ve/veya yöre halkına tarife bedeli ile verilebilme imkanı sağlanmıştır. Bununla birlikte, tapuda kişiler adına kayıtlıyken orman sınırlan içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapuları iptal edilen yerlerin, öncelikle eski tapu maliklerine veya kanuni mirasçılarına özel ağaçlandırma veya özel imar-ihya çalışmalarına konu edilmek üzere bedelsiz tahsis edilmesi öngörülmüştür.

MADDE 16- Madde ile, 6831 sayılı Kanunun 70 inci, 72 nci, 73 üncü ve 75 inci maddeleri yürürlükten kaldmlmıştır.

MADDE 17- 6831 sayılı Kanunun 92 nci, 93 üncü ve 94 üncü maddelerine göre müsadere kararı kesinleşen yapı ve tesislerin infaz işlemleri sosyal ve fiziki zorluklar gibi nedenlerle gerçekleştirilememektedir. Bu alanlarda vatandaşlarımızın büyük bölümü yıllardan beri hayatlarını idame ettirmektedirler. Mahalle ve köy yerleşim alanına dönüşen bu alanlann infaz işlemleri gerçekleşse dahi tekrar orman alanına dönüşmesi teknik olarak mümkün olmamakta ya da ciddi maliyetler gerektirmektedir. Madde ile, bir defaya mahsus olmak üzere, orman ve vatandaş ilişkilerinde barışın sağlanması ve bu eylemlerin bir daha yapılmaması amacıyla, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 92 nci, 93 üncü ve 94 üncü maddelere göre müsadere kararı kesinleşen yapı ve tesislerin Orman Genel Müdürlüğü tarafından kiraya verilebilmesi ve bunlardan tapulu olup da tapusu iptal edilenlerin öncelikle eski tapu maliklerine kiraya verilmesi öngörülmüştür. Düzenlemenin bir defaya mahsus olması, bu tür suçlara teşvikin önlenmesi ve idarenin müsadere kararlarının infazını daha rahat şekilde uygulaması amacıyla öngörülmüştür.

Ayrıca madde ile, ormanlık alanlar içerisinde tarım ve hayvancılık amacıyla kullanılan mera, yaylak, kışlak gibi sahalardan daha verimli faydalanılması ve yerel ekonomiye katkı sağlanması amacıyla bu alanların kullanıcılarına kiraya verilerek değerlendirilmesi öngörülmüştür.

MADDE 18- 6831 sayılı Kanunun 77 nci maddesi, orman muhafaza memurlannın, 6831 sayılı Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi veya işlenen suçlarla ilgili olarak başlatılan soruşturmadaki görevleri kapsamında kolluk görevlisi sıfatını taşıdığına hükmetmektedir. Ayrıca bu madde hükümlerine göre kolluk görevi yapan orman muhafaza memurlan 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre şüphelileri yakalama yetkisine sahiptir.

Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan ve yine ormanlann yasa dışı faaliyetlerden korunması faaliyetlerinde kolluk görevlisi olan orman muhafaza memurlan, kolluk amiri olarak görev yapan orman işletme şefleri denetiminde vazifelerini ifa etmektedirler. Kolluk görevlileri ile amirleri, görevlerinin ifası sırasında ve sonrasında birçok hasım edinmekte ve kişisel güvenlik bağlamında zorluklar yaşamaktadırlar.

Madde ile, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen ve benzer görev yapan diğer kamu görevlileri gibi, Orman ve Su

İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğünde orman muhafaza memuru olarak çalışan personelden emekli olanların da silah taşıma ve bulundurabilmeleri öngörülmüştür.

MADDE 19- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2006 yılı başından itibaren 5018 sayılı Kanunun eki I sayılı cetvelde belirtilen genel bütçeli idareler arasında yer almış, 11/10/2011 tarihli ve 662 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 49 uncu maddesi ile değiştirilen 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi uyarınca özel bütçeli kamu idaresi haline gelmiştir.

30/12/2011 tarihli ve 28158 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maliye Bakanlığı Seri: B Sıra No: 6 sayılı Tahsilat Genel Tebliğinde; kamu tüzel kişiliğine sahip özel bütçeli kamu idaresi haline gelen DSİ’nin daha önce 6200 sayılı Kanunun 32 nci maddesine istinaden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca vergi daireleri tarafından takip edilen alacaklarının DSİ teşkilatı tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesi ve kendi bütçesine gelir kaydedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

6200 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde müddeti içerisinde ödenmeyen DSİ alacakları hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmekle birlikte, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkilerin DSİ Genel Müdürlüğünce de kullanılabileceği belirtilmemiştir.

Madde ile; 6183 sayılı Kanuna göre takip yapma yetkisi ve birimi bulunmayan DSİ Genel Müdürlüğünün, alacaklarını 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil etme imkanı bulunmaması nedeniyle, 6200 sayılı Kanundan doğan DSİ alacaklarının takip ve tahsilinin DSİ Genel Müdürlüğü tarafından genel hükümlere göre yapılabilmesi öngörülmüştür.

MADDE 20- Madde ile, 6200 sayılı Kanundan doğan DSİ alacaklarının takip ve tahsilinin DSİ Genel Müdürlüğü tarafından genel hükümlere göre yapılabilmesi öngörülmüştür.

MADDE 21- Madde ile, aynı konuda yüksek mahkemelerce farklı kararlar verilmesinin önüne geçilmesi ve uygulamada karşılaşılan sıkıntıların giderilmesi amacıyla, DSİ gelirlerinin vergiden müstesna olması, görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden her türlü vergiden, yargı harçları dahil her türlü harç ve paydan, düzenlenecek kağıtlar yönünden damga vergisinden, sahip olduğu bina, arsa ve araziden dolayı bina ve arazi vergisinden, görevlerin ifası için gerekli olup ithal edilecek, binek araçları hariç motorlu vasıtalarla, motorlu, motorsuz makine, cihaz, araç-gereç ile bunların yedek parçalarının her türlü vergi ve harçtan muaf olması öngörülmüştür.

MADDE 22- Madde ile, 6200 sayılı Kanuna ek 6 nci, ek 7 inci ve ek 8 inci maddeler eklenmiştir.

Ek 6 nci madde ile; yatırım programında yer alan ve Maden İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilen DSİ projeleri içerisinde kalan yerlerde, 3213 sayılı Kanun uyarınca maden arama ve/veya işletme ruhsatı verilmeden önce DSİ’nin uygun görüşünün alınması ve imar planlarının hazırlanmasında taşkına maruz alanlar için öncelikle taşkın haritaları yapılarak, taşkın koruma alanlarının yapılaşmaya açılmaması hüküm altına alınmıştır.

Ek 7 nci madde ile; su kaynaklarının ve yapılarının korunması amacıyla yasak fiiller sayılarak bu fiilleri yapanların diğer kanunlara göre daha ağır bir ceza ile cezalandırılmadıkları takdirde, bu madde hükümlerine göre cezalandırılması öngörülmüştür.

Ek 8 inci madde ile; 13/2/2013 tarihli ve 28558 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/9/2012 tarihli ve E:2012/6, K:2012/l31 sayılı kararıyla; 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı mülga Elektrik Piyasası Kanununun geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 204 üncü maddesi ile eklenen (f) bendinin veya gerektiğinde yetkilendirilecek denetim şirketlerine yaptırılması sağlanır. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, ilgili bakanlıkların görüşü alınmak kaydıyla DSİ tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” bölümünün Anayasaya aykırı olduğuna” hükmedilerek iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin mezkur gerekçeli kararında belirtilen hususlar da dikkate alınarak, su yapılarının denetlenmesine dair hükümler detaylı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca madde ile, masrafları ilgililerine (yatırımcı gerçek ve tüzel kişilere) ait olmak üzere, DSİ Genel Müdürlüğünce su yapıları yetkili denetim firmasının izin belgesi ile yetkilendirilmiş denetim şirketlerinden müşavirlik hizmet alımı suretiyle gerçekleştirilecek denetleme görev ve yetkisinin uygulanmasına ilişkin yaptırımlar da detaylı olarak düzenlenmiştir.

MADDE 23- Madde ile, 6200 sayılı Kanundan doğan DSİ alacaklarının takip ve tahsilinin DSİ Genel Müdürlüğü tarafından genel hükümlere göre yapılabilmesini öngören

31 inci ve 32 nci maddelerdeki değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girmesinden sonra başlatılacak takiplere uygulanması öngörülmüştür.

MADDE 24- Ülkemizin çok mühim bir kısmı, başta deprem olmak üzere tabii afetlerin riski altındadır. Buna rağmen, mevcut yapıların büyük bir kısmının muhtemel afetlere karşı dayanıklı olmadıkları ve orta şiddetteki bir depremde bile ağır derecede hasar görüp yıkıldıkları, bundan dolayı sosyo-ekonomik problemlerin yaşandığı ve Devletin beklenmedik bir anda büyük mali külfetler ile karşı karşıya kaldığı bilinmektedir. Bazı yerleşim merkezlerinin jeolojik durumu ve zemin özellikleri nedeniyle buralarda iskan tehlikeler arz etmekte, afet riski altında bulunan bu yerleşim merkezlerindeki iskanın bir an önce yeniden düzenlenmesi ve hatta bunların bulundukları yerlerde ve civarındaki uygun yerlere nakledilmesi gerekmektedir.

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, afet tehlikesine maruz kalmış veya kalması muhtemel bölgelerin tespit edilip afete maruz bölge olarak ilan edilmesini öngörmekte ve böylece afete maruz bölge ilan edilen yerlerdeki meskenlerin ve işyerlerinin afet tehlikesinden masun yerlere nakledilmesi, bahsedilen Kanundaki usul ve esaslara göre yürütülmektedir. Bu kapsamdaki yerleşim yerleri için Anayasanın 170 inci maddesinde “…bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen…” ifadesi kullanılmaktadır.

Günümüzde, yerleşim yerlerinin veya herhangi bir arazi parçasının deprem ve diğer afetlere maruz kalabileceği ilmi ve teknik araştırmalar ile önceden tespit edilebilmektedir. Bu çerçevede, madde ile; afet riski altındaki maruz alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri teşkil etmek üzere, genel hayatı etkileyen doğal afet riski altındaki yerlerde kalan kamu kurum ve kuruluştan ile afet riski altındaki yerlerde yaşayanlann iskanlarını temin, iyileştirme, tasfiye ve yenileme amacıyla ve zorunluluk halinde; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir fayda görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan orman alanlarının da kullanılması öngörülmüştür.

MADDE 25- Madde ile, yeraltı sularının sınırlı oluşu ve bu sulann, yer ve zaman olarak ülke düzeyinde eşit dağılmaması sebebiyle yeraltı sularının yönetiminin, kullanım planlamasının iyi şekilde yapılması, yeraltı sulanmn tahsisi, kullanımı ve denetimi

hususlarındaki çok başlılığa son verilerek yeraltı suyu tahsisinin tek elden, DSİ tarafından gerçekleştirilmesi öngörülmüştür. Ayrıca madde ile, yeraltı sularının kullanılan metreküp miktarı üzerinden ücretlendirilmesi esası kabul edilerek bu ücretlerin Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılması ve bu suların kullanma amacı ile ekonomik, sosyal ve mahalli şartlar gözönüne alınarak Bakanlar Kurulu tarafından farklı ücretlendirmeler yapılabilmesi öngörülmüştür.

Yeraltı suyu ücretinin tespit edilmesinde; yeraltı suyunun miktarı, kullanım amacı, mahalli hususiyetler, Devlet tarafından bölgeye tanınan ayrıcalıklar ve diğer unsurlar gözönüne alınarak DSİ Genel Müdürlüğü tarafından birden çok ücret tarifesi tespit edilecek ve her bir bölge için tespit edilecek yeraltı suyu ücretleri Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılacaktır. 167 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen yeraltı ve kaynak sularının, öncelikle DSİ Genel Müdürlüğünün yeraltı suyunun tahsisini yapması kaydıyla il özel idareleri tarafından kiraya verilebileceği, ancak kiraya verme işlemlerinde diğer unsurların yanı sıra, kiralama işleminin yapılacağı bölgeye ilişkin olarak Bakanlar Kurulunca, belirlenen yeraltı suyunun metreküp bedelinin de dikkate alınması gerektiği düzenlenmiştir. İl özel idareleri tarafından kiraya verilenler dışında kalan yeraltı ve kaynak suyuna ilişkin ücretlerin, DSİ tarafından genel hükümlere göre takip ve tahsil edileceği açık olarak düzenlenmiştir.

Yeraltı suyu ve kaynak sularımn, il özel idareleri tarafından, DSİ Genel Müdürlüğünün yeraltı suyunu tahsis etmesi ve yeraltı suyu kullanma belgesi verilmiş olması kaydıyla kiraya verilebileceği ve bedelinin yine bu idare tarafından alınarak 167 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde paylaşılmaya devam edileceğine ilişkin düzenleme muhafaza edilmiş, ancak bunun dışında kalan yeraltı sularının tahsis edilmesinden veya kiraya verilmesinden alınacak ücretlerin DSİ Genel Müdürlüğü özel bütçesine gelir olarak kaydedileceği öngörülmüştür.

Diğer taraftan, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun geçici 12 nci maddesi hükümleri saklı olup 3/6/2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu kapsamındaki su kaynakları da bu maddenin uygulama alanı dışındadır.

MADDE 26- DSİ tarafından inşa edilmekte olan eneıji, içme suyu ve sulama amaçlı büyük baraj göl alanlarında vatandaşlar tarafından sırf kamulaştırma bedelleri alabilmek için hiçbir amaca hizmet etmeyen yeni evler ve sabit tesisler (sera, meyvelik, sulama tesisleri ve saire) yapılmaktadır. Kötü niyetle yapılan bu sabit tesisler kısa süre sonra sular altında kalacağı için ülke kaynaklarının israf edilmesine, idarenin haksız yere yüksek bedelle kamulaştırma yapmasına ve yatırım bedellerinin yükselerek Hâzinenin kaynak kaybına sebep olmaktadır.

Bu kapsamda DSİ tarafından inşa edilen; Alpaslan I Barajı, Ilısu Barajı, Ermenek Barajı, Süreyyabey Barajı ve Gördes Barajı göl alanlarında kamulaştırma bedellerine yakın bedel almak için baraj inşaatına başlanıldıktan sonra kötü niyetle evler yapılmıştır. Bu evlerin kamulaştırma bedelleri projenin rantabilitesini olumsuz yönde etkilemekte ve projenin ekonomiye kazandırılması yıllar almaktadır. Sadece Muş Alpaslan I Barajı göl alanında kötü niyetle yapılmış yaklaşık 400 ev tespit edilmiş, Süreyyabey Barajı göl alanında 40-50 adet büyük besi çiftliği, Ermenek Barajı göl alamnda birçok yerde sulama boruları döşenmiş, Gördes Barajı göl alamnda birçok bina yapılmıştır.

Baraj rezervuarlarında kamulaştırma işlemleri yıllar sürmekte ve kötü niyetli insanlar tarafından, sırf kamulaştırma bedelini almak için ağaç dikilmekte, bağ ve bahçe tesis edilmekte ve bina yapılmaktadır. Kamulaştırmayı yapan idarenin bir yaptırımı olmaması sebebiyle Hazine haksız yere yüklü miktarda kamulaştırma bedeli ödemek zorunda kalmaktadır.

Madde ile, söz konusu menfi durumların önüne geçmek amacıyla baraj, sulama şebekeleri ve boru hatları, karayolu, liman ve havaalam, demiryolu gibi gelecek yıllara sari büyük projelerde kamu yararı kararının ilan edilerek tebliğ edilmesini müteakip kamulaştırtacak taşınmazların üzerinde sabit tesis yapılması yasağı getirilmesi öngörülmüştür.

MADDE 27- Yerleşim yerleri içerisinden geçen dere yataklarının; yapılaşmayla kesitinin daraltılması, tekniğe uygunsuz köprü ve menfez yapımı, sanayi ve evsel atıkların dökülmesi, kanalizasyon şebekesinin geçirilmesi, üzerinin kapatılması, kaçak kum ve çakıl alma faaliyetleri, membadaki rusubatın mansaba geçişinin sağlanamaması gibi çeşitli sebeplerle son yıllarda aşın taşkınlar meydana gelmektedir.

Yaşanan bu taşkınlarda birçok can ve mal kaybı meydana gelmiştir. 1989-2009 yılları arasında 369 taşkın meydana gelmiş, 501.428 hektar alan zarar görmüş, 448 vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve bu taşkınlarda 3.000.000.000 TL’lik zarar oluşmuştur.

Dere güzergahlarındaki taşkın sahalarında birçok kaçak ruhsatsız yapının olduğu, bunların kaldırılmasının problem yarattığı bilinmektedir. Bu yapıların kamulaştrılarak kaldırılması kısa zamanda mümkün olamamaktadır. Özellikle 2009 yılında İstanbul, Giresun, Edime, Tekirdağ, Artvin, Şanlıurfa gibi birçok ilde taşkın güzergahlarında yukarıda sayılan sebeplerden dolayı yapılan müdahaleler sonucu taşkınlar meydana gelmiştir.

Madde ile, yukarıda açıklanan olumsuzlukların önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda yapılacak olan taşkın koruma ıslahı güzergahlarının inşaatı, muhtemel taşkınlarda tüm yöre halkının can ve mal güvenliğini sağlayacak, taşkınla mücadele kapsamında birçok ilde, taşkın inşaatlarının yapımına öncelik ve hız verilecektir. Yerleşim yerlerindeki güzergahların terk edilmesi halinde idarelere çok büyük maddi külfet getiren kamulaştırma maliyeti de sıfırlanmış olacaktır. Bu nedenlerle taşkın koruma ıslahı güzergahlarının düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi içerisinden karşılanarak, 1/5.000 nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli imar uygulama planlarında bu alanların aynlması hedeflenmiştir.

MADDE 28-. Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatında ormanlann korunması, orman muhafaza memurlarından oluşan 1751 adet toplu koruma ekibi, 115 bölüm koruma ve 23 hassas alan koruma ekibi olmak üzere toplam 1889 adet ekip tarafından yürütülmektedir. Koruma ekiplerinde standart kadro olarak 7.707 adet orman muhafaza memuru çalışması gerekirken, 5.836 orman muhafaza memuru görev yapmaktadır.

Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde istihdam edilen orman muhafaza memurlan, çok zor arazi şartlarında görevlerini yerine getirmektedirler. Bu nedenle madde ile, ilk defa açıktan atanacak muhafaza memurlarının merkezi sınavın haricinde, mesleki şartlara uyum sağlayıp sağlayamayacağının tespit edilebilmesi amacıyla ayrıca sözlü ve uygulamalı sınava tabi tutulması öngörülmüştür.

Ayrıca madde ile, asgari on yıllık kıdeme sahip ve Orman Genel Müdürlüğünce belirlenen nitelikleri haiz orman muhafaza memurlarının, ekip başı olarak Baş Orman Muhafaza Memuru sıfatıyla görevlendirilmesi imkanı getirilmiştir.

MADDE 29- Orman kadastrosu orman idaresince, mülkiyet/tesis kadastrosu ise tapu ve kadastro idaresince yürütülmektedir. Bu durum, tesis kadastrosu yapılmış olan köy veya mahalle birimlerinde orman kadastrosu yapılmamışsa veya tersi durumlarda problemler yaşanmasına neden olmaktadır.

Madde ile, tesis kadastrosu tamamlanmış ancak orman kadastrosu tamamlanmamış birimlerde kadastro ekibine orman ve ziraat mühendislerinin iştiraki ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce kadastrosunun yapılarak orman kadastrosunun bir an önce bitirilmesi

amaçlanmıştır. Ayrıca, yapılacak orman kadastrosu çalışmalarının bir an önce tamamlanması için fenni işlerin ihale yoluyla da yapılabilmesinin önü açılmıştır.

MADDE 30- Madde ile, ihtiyaç duyulması halinde uygulama imar plam kararı ile kıyılarımızda ibadethane yapımına izin verilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 31- DSİ’nin hidroelektrik enerji üreten baraj ve santralleri yapmaya devam etmesinde kamu yararı görüldüğünden, madde ile, DSİ’nin bu kapsamdaki hizmetlerini sürdürülebilmesi öngörülmüştür.

MADDE 32- Vakıflar Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde, 11 inci madde uyarınca iki defa idari para cezası alan vakıf yöneticilerinin görevden alınmasını öngören düzenleme bulunmaktadır. 11 inci maddede ise istenen beyanname, bilgi ve belgeleri zamanında vermeyen, organların vakfiye veya vakıf senedine aykırı olarak toplanmasına sebebiyet veren ve gerçeğe aykırı beyanda bulunan vakıf yönetimine idari para cezası verilmesi hükme bağlanmıştır. Beyanname, bilgi ve belgeleri verme yükümlülüğü çoğu kez kasıtlı olmamakla beraber vakıf yöneticileri veya görevlendirdikleri personel tarafından ya hiç ya da zamanında yerine getirilememektedir. Bu nedenle çok sayıda vakıf yöneticisi birden fazla para cezası almıştır. Görevden alma davası açılması gönüllülük esasıyla özveriyle vakıf yöneticiliği yapan kişileri ve vakıf kurumunu yıpratmaktadır. Bu amaçla iki defa idari para cezası alan vakıf yöneticilerinin görevden alınmasını öngören düzenleme yürürlükten kaldırılmaktadır.

MADDE 33- Eski eser vakıf kültür varlıklarının değer tespiti mümkün olmadığından sigorta şirketleri sigorta yapmamaktadır. Bu durum, Kanunun sigorta yapmaya ilişkin hükmünün uygulanamaması sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle vakıf kültür varlıklarının sigorta işlemlerinde bedel tespitine ait kriterlerin kanunda yer alması amacıyla bu düzenleme yapılmıştır.

MADDE 34- Bilindiği üzere vakıf, Türk Medeni Kanununun 101 inci maddesine göre gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Geçmişimizde çok önemli bir müessese olan vakıflar günümüzde de bir hayır kurumu olarak aynı işlevini sürdürmektedir. Bir sivil inisiyatif olan vakıfların tamamen kişilerin kendi malvarlıklarını tahsis edilerek kurulmaları, Dünyada ve Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarına bakış açısındaki gelişmeler ve değişmeler birlikte değerlendirildiğinde, 1/1/1990 tarihinden Kanunun yayımı tarihine kadar yargı kararları gereği kapatılarak malları Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eden vakıfların kurucularına aym ad ve amaçla vakıf kurma ve dağıtılan vakıfların mallarının bu vakfa intikalini sağlamak üzere Avrupa İnsan Haklan Mahkemesinde devam eden bu konulardaki davalar da dikkate alınarak düzenleme yapılmıştır.

MADDE 35- Madde ile, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde sayılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan durumları, 658 sayılı Türkiye Su Enstitüsünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede sayılan nitelik ve şartlara uygun olanların, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakati ile Türkiye Su Enstitüsünde sözleşmeli olarak istihdam edilebilmeleri, bu şekilde görevlendirilen personelin kurumundan aylıksız izinli sayılmaları ve asıl kadrosuyla ilgilerinin devam etmesi, bu hükme göre görevlendirilenlerin, görevde kaldıkları sürece, mali ve sosyal haklarını Enstitüden almaları, kamu kurum ve kuruluşlarında asli kadrosu itibarıyla makam tazminatı ödenmesi gereken görevlerde bulunmakta iken bu fıkra çerçevesinde Enstitüde Başkan, Başkan

Yardımcısı, Koordinatör, Danışman, Hukuk Müşaviri, Uzman, destek personeli ve teknisyen olarak sözleşmeli istihdam edilmeye başlayan ve 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunanların, bu görevlerde geçen sürelerinin makam tazminatı veya buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenmesi gereken süre olarak değerlendirilmesi, kamu kurum ve kuruluşlarından Enstitüde istihdam edilen kamu görevlilerinin görevleri sona erdiğinde kurumlarında mükteseplerine uygun bir göreve atanmaları ve bunların Enstitüde geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylıklarının tespitinde dikkate alınması amacı ile düzenleme yapılmıştır.

Ayrıca Enstitüde ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenecek eğitim programlarında ücret karşılığı ders vermek üzere görevlendirilenlere, ders ücreti verilebilmesi öngörülmüştür.

MADDE 36- Madde ile, Türkiye Su Enstitüsünün danışmanlık, sekreterlik, arşiv, idari, mali ve personele ilişkin işlemlerini yürütecek personel ihtiyacının karşılanması öngörülmüştür.

MADDE 37- Madde ile, 6200 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Kanun arasında uyum sağlanması amaçlanmıştır.

MADDE 38- Yürürlük maddesidir.

MADDE 39- Yürütme maddesidir.

Yorum Gönder - Yorum